25 Eylül 2010 Cumartesi

EZOGELİN ÇORBASI VE SON HAVADİSLER..

ÇORBA
Baştan uyarıyorum..bu post çook uzun olabilir..malum son postumdan bu yana verdiğim ara çook uzun:)kaybolup gittiğimi düşündünüz dimi...öyle de oldu aslında..birtürlü oturup yazamadım çok niyetlenmeme rağmen..çok özledim bloguma yazmayı ..yılda bir yazacak durumda olsam bile blog macerama nokta koymaya niyetim yok şimdilik..yani unutmayım bu blog dostunu..unutulduğunuzu da hiç sanmayın..
Yazamadığım dönemlere ait çok şey var anlatacağım ama bir çoğunu es geçeceğim maalesef..malum bu sene yaz tatilim yoktu işte ilk senem olması nedeniyle..Baba kızı Elazığa yolcu ettim 2 haftalığına..bana da alternatif bir tatil seçeneği oldu böylece..uzun zamandır bir araya gelemediğim arkadaşlarımla yatılı kız partileri yaptık..araba altımda çarşıları rahatça dolaştım..en önemlisi yemek telaşım olmadı..biz hanımlar için bence böyle olması da gayet güzel bir tatil:)sonrasında mübarek ramazan ayını bitirdik 4oderece sıcakta ...şükür Rabbime bu seneyide nasip etti bize..nasıl yaparım diye düşünürken imdadıma superwomen kayınvalidem yetişti şükür..işyerinde de açlık hiç dokunmadı iş yoğunluğunda..güzel geçti yani anlayacağınız ramazanım..bayramın 2.günü  Elazığa yolcu ettikten sonra onları Ankaradan ablam geldi kısa bir kaçamak yapıp..bir posta da onlarla gezdim ve tatil bitti nasıl geçtiğini anlamadan..
vee sonunda miniğim Şevvali sevdasına kavuşturduk..
kreşin ilk günü
Kreşe başladı güzel kızım..ne zaman okula başlayacağım?bugün cumartesimi pazar mı.?tatil ne zaman bitecek????? soruları sonlandı nihayet..o mutlu ben mutlu..sanırım herkes mutlu:)doğduğundan beri yakamızı bırakmayan genizetinden de bu perşembe itibariyle kurtulduk şükürler olsun..artık nefes alırken o kadar zorlanıyordu ki hiç tereddüt etmedim hastahaneye giderken..eşim soğukkanlılığıma şaştı kaldı ama gerçekçi düşünmek durumundaydım..doktorlarda başka alternatif sunmayınca niyeti bozmaktan başka çarem kalmadı..Rabbim kimseyi evladıyla imtihan etmesin..ederse de sabrını versin..ne zormuş onu doktorlara teslim etmek...yüreğimden birşeyler koptu gitti sedyeye yatırınca...şükür atlattık ve gayet iyi..Allah tüm hastalarımıza acil şifalar versin inşallah...
Şimdi ise evim temiz,Şevval uyuyor,yemeğim var,balkonum püfür püfür esiyor....yani bu postu yazmanın tam zamanı:)kayınvalidemin ramazan da sık sık yaptığı ezogelin çorbası acıkan miğdelerimize şifa oldu..alternatif ve gayet besleyici bir lezzet..insanın blogunun olması her açıdan iyi..zaman zaman unuttuğum tarifleri detaylarıyla kendi blogumdan bulmam iyi ki bu blogu açmışım dedirtti bana...ramzanda kurulan o güzelim sofralar telaştan karelenemedi maalesef..bu sene böyle oldu..inşallah seneye paylaşabilirim sizinle..bu tempoda yazarsam anca ramazanda yazarım gibi zaten:)şaka şaka..o kadar da değil artık:)tamam tamam sustum..ve geçtim tarife..Allaha emanet olunsun tüm bu yazıyı okuyanlar ve okumayanlar..
Malzemeler:
  • 3 y.k tereyağ
  • 2 adet soğan
  • 3adet sarımsak
  • 1 çay b.mercimek
  • 1/2 çay.b biraz fazla pirinç
  • 1/2 çay b.biraz fazla pilavlık bulgur
  • 1y.k domates salçası
  • 1y.k biber salçası
  • nane,reyhan,karabiber,kırmızı biber,tavuk bulyon
Hazırlanışı:
  1. yemeklik doğradımız soğanı 3 y.k tereyağında kavurun.
  2. 1y.k domates salçası,1 y.k biber salçasınıda soğanlara ekleyip kavurmaya devam edin.
  3. nane ve reyhanı da ekleyip karıştırdıktan sonra tencerenin yarısına gelecek kadar su ilave edin.(pişen karışım çok sulu olmayacağı için suyu göz kararı ayarlayın)
  4. mercimek,pirinç,bulgur karışımını suya ilave ettikten sonra 1 adet çiğ yemeklik doğranmış soğan ve 3 adet sarımsağıda ileve edin.
  5. düdüklünün kapağını kapatıp 15 dk kısık ateşte pişirin.
  6. pişen karışımı blendırla ezdikten sonra istediğiniz kıvamı elde edene kadar sıcak su ekleyin.
  7. baharat ve bulyonunu eklediğiniz çorbayı bir taşım daha ocakta kaynatın.
  8. çorbanız afiyetle yenmek için hazır...

19 Mayıs 2010 Çarşamba

İNCİRLİ PASTA

incirli talı
Bu kadar  ara verdikten sonra söze nerden başlasam diye düşündüm uzun uzun itiraf ediyorum..lafın başı geldi mi devamı kolay gelir nihayetinde...aslında hayatın her noktasında böyle sanırım..başlamak bitirmenin yarısıdır lafı boş olmasa gerek:)
sizden uzak kaldığım o kocaman zaman diliminde bir çok şeyde değişti hayatımda...bu kadar ara vermemin en baştaki nedeni iş yerindeki günden güne artan sorumluluğumun verdiği yoğunluk..gün boyu bilgisayarla haşır neşir olunca akşam elini bile sürmek istemiyor insan tuşlara..bir de internetimizin bağlantısı sınırsız tarifeye geçti diye sevinirken bilgisayardan kaynaklanan sorunla internetin yarım saatte kesilmesi yani sınırlı kullanıma geçmemizde birşeyler yazma isteğimi kırmadı değil:(malum bir tarif yayınlamak 1 saati buluyor bende..ben ne zaman otursam bilgisayar başına şevvalin istekleri sıralanıyor hiç bitmiyecekmişcesine..su..süt..pilav...çiş...boya yapalı mı nedersin?..bu fikir hoşuna gitti mi...vs..s...Allahım sizin bızdıkları bilmem ama bendeki bızdıkın çenesi ve eli uyku saatleri dışında hiç durmuyor..nerden buluyo o kadar lafı o enerjiyi bilmiyorum ama onu takip ederken kendimi bitap hale düşmüş buluyorum..sanırım bal ve pekmez takviyesini azaltmalıyım..ya da kendime takviye yapmalayım:)zamane çocukları pek fena..itiraf ediyorum ileride Allah ömür verirse işim çok zor bu bilmişle:)
kayınvalidemin gitmesiyle evin yükü üstüme kaldı yine ama uzun süre onun deepfrize attığı stoklarla geçindik:)ve şunu keşfettim çalışnca kesinlikle daha pratik oluyor insan..dar zamana çok şey sığdırıyorsun..ve düzenli olduğun için daha huzurlu hissediyorsun..evde olduğum zamanlarda aradaki farkı daha net anlıyorum ve çalıştığım için mutlu oluyorum..veeee en güzeli eşin senden herzaman mükemmel olmanı beklemiyor..ev hanımı olmanın en zor yanı herşeyi en güzel şekilde yapmanızı beklemeleri..sanki evdeysen herşeye zamanın varmışki gibi davranılıyor ama hiç de öyle olmuyor..yani çalışmanın en büyük artılarından biri emeğinin adı olması..yorulma hakkının olduğunun farkına varılması ve ona göre sizden beklentilerinin daha az olması:)
bir güzel gelişmede artık trafiğe çıkacak kadar şöför olmam:)
araba sürme işi tamamdır şükürler olsun..darısı tüm isteyenlere..
artık tarifime geçeyim yoksa bitmiyecek yazacaklarım..
tarifimi yüzünü bire bir görmek nasip olamayan, bir arkadaşım vesilesiyle tanıdğım çok uzaklarda yaşan Nadireceğime ithaf ediyorum:)o biliyo niye olduğunu..
Nadireciğim öneririm..şu günlerde sana lazım malum tatlılar:)
incirli tatlım tamamen uydurmasyon:)bir anada aklıma gelen ve beğendiğimiz pratik bir lezzet...deneyim bakalım beğenecek misiniz:)
malzemeler:
  • 7 adet taze incir
  • 1 paket petibör bisküvi
  • ceviz
kreması için:
  • 1 bardak süt
  • 1 paket kremşanti
hazırlanışı:
  1. incirleri bir tencerede incirlerin üstüne gelecek kadar su doldurup suyunu çekene kadar pişirin.
  2. pişen incirleri rondodan geçirip ezin.
  3. ezdiğiniz incirlerle bir pakete yakın bisküviyi karıştırın.en son iri çekilmiş cevizi de ekleyip sudan geçirdiğiniz borcam kaba dökün.
  4. kaşıkla bastırarak düzleştirin.dolaba soğumaya kaldırın.
  5. kremşantisini de hazırlayıp dolaba soğumaya kaldırın.
  6. yaklaşık 2 saat sonra kremşantisinide üstüne yayarak üzerini süsleyin.
Afiyet olsun....

6 Nisan 2010 Salı

KABAK YEMEĞİ

kabak
Son yazımda hastalığın geliyorum sinyalini verdiğini ve buna sebep verecek davranışlarda bulunduğumu yazmıştım.nitekim de öyle oldu.2 gün rapor alacak kadar hasta oldum ki 2 gün yetmedi hala da tam geçmedi.benden Şevvalime de geçince işler sarpa sardı.insan kendi hastalığını umursamıyor da  yavrusu perişan olunca dayanamıyor.
Aslında yapı olarak öyle herşeyi abartan bir karakter değilim.duygusallığım bence dozundadır.sonuçta hasta olmadan büyümesi bırakın büyümeyi yaşaması mümkün değil.şükür şimdi daha iyi mesela..atlattık sayılır.ama onu öyle hasta görmek canımızı sıkmadı değil.siz siz olun dikkat edin kendinize.sağlık gibisi yok.
Sağlığıma kavuştum işyerinde de isteğim düzeni oturtturdum..yani şu sıralar değmeyin keyfime:)
Kabak yemeği tabiki kayınvalidemin tarifi:)çok severek yaptığım tek kabak yemeği cinsi itiraf ediyorum ki:)yanında güzel bir yoğurtla gayet sağlıklı bir akşam yemeği bence...beğeniceğinize garanti veririm..kabaklarınızda eğer tam tadındaysa olmuştur bu yemek..afiyet olsun herkese..

malzemeler:
  • 1 kg kabak
  • 3 adet orta boy domates
  • 3 adet biber
  • 1 adet soğan
  • 1 y.k karışık salça
  • sıvıyağ
  • 1/2 ç.b pirinç
  • maydanoz
hazırlanışı:
  1. kabakları ve domatesi küp küp doğrayın.
  2. sıvıyağda yemeklik doğradığınız soğanları soteleyip salçasını ekleyip kavurun
  3. kabakları ekleyip soğanlı salçalı karışımla karıştırıp 1-2 dakika pişirin.
  4. domatesleri ve doğranmış biberleri ekleyip tuzunu ekleyip sararıncaya kadar pişirin.
  5. 2 s.b suyunu ekleyip pirincini dökün.maydanozları da ilave edip pirinçler pişene kadar pişirin.
  6. yoğurtla birlikte harika bir ikili oluyor..denemeniz dileğiyle..

28 Mart 2010 Pazar

PORTAKAL TATLISI

tatLII
Güzel geçen bir pazar gününden sonra  merhaba:)bu ifade çok tanıdık geldi ama nerden bilmem:))yeni bir haftaya hasta başlıyorum..ama buna da şükür diyorum tabiki..ah bu havalar insanı hasta eder cinsten bu günlerde..cumartesi günü öyle sıcaktıki yazın ortasında hissettim kendimi..akşama çıkan esintiyle terimiz kurudu bir güzel..dünün sıcaklığına güvenip yine bir piknik organizasyonu yapıldı tabi..yağmurlu gözüken havaya inat gerçekleştirildi de..denize nazır dağların başı dumanlı başladığımız piknik zaman zaman yağan yağmurla sekteye uğrasa da güzel geçti..ama sonrası nasıl olur bilemem çünkü yağmurun ıslattığı giysim öylece kurudu üzerimde:(kısacası hastalığın gelişimini kötüye götürecek dikkatsizlikler yaptım itiraf ediyorum..ama kayınvaldemin hazırladığı özel karışımlarla bir nebze iyi oldum gibi..(bir tanesi de şimdi hazırlanıyor tarifini verebilirim inşallah sonra)
Bir sürü tarif birikti elimde ama malumunuz zaman fakiriyim bu günlerde..portakal tatlısı gerçekten çok güzel oluyor.portakalın hamur işine kattığı o enfes tat ve yayılan koku iştah kabartıyor ..kalbura bastıya da benziyor lezzeti..kısacası denerseniz üzülmezsiniz bence:)bu arada verdiğim ölçüyü yarıya indirebilirsiniz kalabalık bir misafire yapmıyorsanız.sağolsun eli boldur da kayınvalideciğimin hiç bir zaman bir şeyi az yaptığına şahit olmadım:)eli bereketli maşallah..uçak biletleri de alındı zaten moralim bozuk..ben memnundum hayatımdan çok ama..napalım başa gelen çekilir dimi..az tembelmiyim ne:))
malzemeler:
  • 4 bardak s.b un
  • 1 adet yumurta
  • 1 s.b sıvıyağ(ben fındık yağı kullnadım)
  • 1 s.b portakal suyu
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 pk vanalin
şerbeti için:
  • 4,5 s.b şeker
  • 4,5 s.b su
  • yarım limon suyu
  • 2 portakal kabuğu rendesİ
hazırlanışı:
  1. ilk önce şerbeti hazırlayarak başlayın.şerbet kaynamaya başladıktan sonra 10 dk daha kaynatıp limonunu sıkıp ılınmaya bırakın.
  2. hamur için tüm malzemleri iyice karıştırp ele yapışmayacak kıvama getirin.
  3. hamuru elinizde açtıktan sonra isterseniz kevgire bastırarak isterseniz elinizle şekil vererek içine ceviz koyun.tepsiye dizin.
  4. 175 dr de iyice kızarana kadar pişirin.
  5. fırından çıkardıktan sonra soğumuş şerbetini dökün.

14 Mart 2010 Pazar

TAVUK TAS KEBAP

tavuk

GEÇEN HAFTA PAZAR....:)
Güzel bir pazar tatilinden sonra tarifimi de ekleyerek keyfime keyif katacağım..havanın güzel olmasını fırsat bilerek kendimizi attık ormana:)Şevvale pikniğe gideceğiz dediğimde ilk tepkisi yaşasınn ormana mı gidiyoruz ben ormanları çok severim anne oldu:)oldukça kalabalıktık ve çok güzel geçti..dinlendiğimi hissettim kursu da astım tabi dolayısıyla..temiz hava almak gibisi var mı..bir de yanında hamak keyfi..Şevvalin kuzenleriyle zaman geçirmekten yaşadığı mutluluğu da görünce günü gerçekten yüzümde içten bir gülümsemeyle bitirdim..bir de beni bekleyen ütülerim olmasaydı tam süper olacaktı:)neysem gelelim işin tarif kısmına..bu günlerde yemekten sorumlu bakanımız malum sevgili kayınvalidem..yarın için ne yapayım yemeğe diye sorunca ben bilmem şöyle değişik birşeyler olsunda blogumda yayınlayım diyecek kadar şımardım:)ama bu rahatlığın sonu pek iyi olmayacak..yemek yapmayı unutucam nerdeysem..şimdilik organik beslenelim sonrası Allah kerim..
 Diye yazmıştım taa geçen hafta ama yayınlamamda bir aksilik olduğu için taslak olarak bırakmıştım:(sileyim dedim ama bir sürü şey yazmışım kalsın diye düşündüm.oldukça yorucu geçen bir haftanın ardından dinlenmek istiyorum gerçekten..Cahideciğimin dediği gibi uzun zamandır asılı kalan tarifim nihayet yayında:)
Tavuk tas kebap yapımı pratik sunumu şık bir yemek..biz çok beğendik ailecek tavsiye ederim..
malzemeler:

• 2 adet tavuk göğsü
• 3 adet orta boy domates
• 1 adet soğan
• karabiber,tuz
• 1 y.k biber-domates karışık salça
• 4 y.k sıvıyağ
hazırlanışı:
1. tavuk göğsünü kuşbaşı doğrayın
2. domatesi,biberi,soğanı irice sotelik doğrayın.
3. baharatlarını,salçasını,yağınıda ilave ettikten sonra iyice karıştıktan sonra karışımı alacak bir tasa koyun.
4. karışımı çukur tasa iyice bastırdıktan sonra tencereye kapatıp üzerine bir ağırlık koyun.(pişerken tas kalkmasın diye)
5. üzerine 1,5 s.b su ekleyip kısık ateşte 45dk kadar pişirin.
6. piştikten sonra fazla gelen suyu süzdürüp pilav yapabilirsiniz.
7. pişen yemeği ,tası servis yapacağınız tabağa ters çevirerek servis edin.
***tas kebabı malum kuş başı etle ünlüdür.ama tavuk etiylede çok lezzetli oldu.

9 Mart 2010 Salı

HEDİYELERİM GELDİ:)

HEDİYE 3
Ne güzel bir duyguymuş hiç tanımadığın belkide hayatta hiç bir araya gelemeyeceğin birinden hediye almak..telefonda sanki önceden tanışıyormuş gibi samimi bir şekilde konuşmak..hediyeleşmek sünnettendir ya bu etkinliğe katılmak benim için çok cazip gelmişti.tanımadığım birine hediye seçmek ve aynı şekilde hediye almak heycanlandırmıştı beni..ve bugün sevgili Bengüden biribirinden değerli hediyelerim geldi..sıcağı sıcağına paylaşmak istedim bende:)ben şahit olamadım ama Şevvalim kendisine gelen o şirin patikleri görünce havalara uçmuş..Bengüye de anlattım bütün kış patik beğendiremedim bu cadıya..ben bunu beğenmedim,yok küçük yok büyük kandıramadım bir türlü..ama bunlara bayılmış uyumlu olsun diye babannesinin ördüğü fıstık yeşili elbisesini giyicem diye tutturmuş(Bir ara resmini çekip yayınlayacağım öyle yakışıyor ki)..çorap uyumsuz kabul ama mecalim yoktu uygun çorabı giydirmeye:)ne zamandır istediğim mutfak tartıma çok ama çok sevindim:)rengide benim mutfağımda hakim kullandığım renk olunca pek bir hoşuma gitti..katlanıp yer kaplamadan saklanabilen süzgecimde çok kullanışlı gerçekten..son olarakta cam saklama kabı çok işime yarayacak..ama benim ömrüm boyunca saklayacağım notunun yeri bambaşka..benim için bu notların çok özel bir yeri vardır..ve sevdiklerime hediye yollarken mutlaka bir not iliştiririm..

HEDİYE 2
Canım burdan sana tekrar teşekkür ediyorum..yüreğine sağlık..artık İstanbulda da bir arkadaşım var..senin de Antalya da:)
hediye
Benim hediyelerimde yarın adresine ulaşmak üzere gönderilecek inşallah..zamanım o kadar kısıtlıki istediğim araştırmayı yapamadım ama işine yarabilecek şeyler almaya özen gösterdim..inşallah arkadaşım beğenir..
Bu güzel etkinliğin sahibi Pembe Düş Bahçesine çok teşekkür ediyorum..hediye vermek için ya da birbirinizi sevdiğinizi söylemek için özel bir anı beklemeyin..en güzel zaman beklenmeyen anlara denk gelen süprizlerdir..

3 Mart 2010 Çarşamba

HARPUT KÖFTE

etli köfte
Başımda deli bir ağrı,gözümde uyku direniyorum hala yazmaya..inadım inat yazacağım tarifimi..dertleşeceğim dostlarımla...şükür bir derdim yok hatta keyfim yerinde bu günlerde..kayınvalidemin geldiğinden bahsetmiştim..Allah razı olsun ondan elim kolum oldu..düşününki işten dönüşte ev pırıl pırıl,çocuğunuz keyifli(hem de fazlasıyla)yemeğiniz de hazır nazır:)daha ne ister bu kul Allahtan..gerçekten kendime geldim sayesinde..Allah herkese benim kayın validem gibi birini nasip etsin..amma da övdün demeyin..içimden gelmese başıma silah dayasalar yazmam bunları..ya da bu gün yazdığımı yarın yalanlamam..iyiyi söylerim ama kötü de susarım sabırlıca..nereden ne konulara girdim ya..malum eşim Elazığlı..mutfak kültürleri oldukça zengin maşallah..harput köftede bu güzel lezzetlerden biri..malzemede güzel olunca yemeğin güzel olması kaçınılmaz oluyor tabiki.lütfen özellikle et ürünlerini güvendiğiniz kasaplarda alın.bizimde her yönüyle güvendiğimiz kasabınızdan aldığımız kıymayla yapılan yemeğin tadı gerçekten çok farklı oluyor.sözün özü bu yemeği deneyin derim.bu arada hediyeleşme faslı başladı.alıcağım hediye için çok heyecanlıyım:)inşallah güzel bir hediye seçerim blog arkadaşıma:)

Malzemeler:


  • 500gr köftelik az yağlı kıyma
  • 2s.b ince köftelik bulgur
  • 2 adet soğan(içine ve suyuna ayrı)
  • 1 demet maydonoz
  • reyhan,pulbiber
  • 1 t.k biber salçası
  • 1 adet yumurta
  • tuz
  • 1 t.kaşığı karbonat

Hazırlanışı:


  1. Soğanı ve maydanozu küçük küçük doğrayıp bulgur hariç tüm malzemeyi iyice karıştırın, en son olarak bulguru ekleyin.
  2. karışıma suyu azar azar ekleyerek macun kıvamında bir karışım hazırlayın.10-15dk yoğurup iyice kıvam bulduktan sonra fındık büyüklüğünde parçalar koparın.(bu aşamada mutfak robotunda da 2 dk çekebilirisiniz kıvamı daha güzel oluyor)
  3. elinizi ıslatarak avuç içinde yuvarlatıp ortasını hafif çukurlaştırarak şekil verin.
  4. hepsine şekil verdikten sonra 1 y.k tereyağla 1 küçük baş soğanı kavurun.1 t.k domates salçası,1 t.k biber salçası koyup kavurduktan sonra 10 su bardağı sıcak su koyup su kaynadıktan sonra köfteleri ilave edip tuzunu döktükten sonra 15 dk kadar pişirin.

TuzBİBER Dergisinin son sayısı için tıklayınız.
 
Bu blog BloggerV.com üyesidir.

KEYF-İ MUTFAK Copyright © 2009 Cookiez is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template