15 Ocak 2011 Cumartesi

MİFLÖY ÇUBUKLARI

ööö
Etli lahana sarmasını yolcu etmenin zamanı geldi sanırım artık:)söze nasıl başlasam diye düşünür mü insan 10dk...istemediğim kadar uzak kaldım yazmaktan ..ve pas tutmuş dilim ne yazık ki:( Paylaşmak istediğim hatta tartışmak istediğim çok şey var sizinle ama zaman fakiri olmak vahim bir durum..Sürekli blogunu güncelleyebilenlere gerçekten hayranım ki bence bu büyük bir başarı:)Kısaca benden haberler vereyim ucundan köşesinden..iş hayatı ve ev hayatı arasında yalan dünyadaki günlerini doldurmaya devam ediyor bu aciz kul..Şevvalin geniz eti ameliyatından sonra ortaya çıkan sinüziti ile uğraştık uzunca bir dönem..doktorlardan çıkamadık velhasıl..iyiyiz şimdi şükür..İş hayatında 1 yılı doldurduk öyle böyle..zamanla sıkıntılar giderildi çok şükür..tepki olmadan etki olmaz mantığıyla yanlış giden şeyleri düzeltmeye çalıştım azimle..sanırım Allahın izniyle düzeldi de:)yani herşey tıkırında seyrediyor bu günlerde...

Acil tatlı isteğinin bastırdığı bir anda aklıma geldi bu tarif..pratik ve lezzetli çubuklar gerçekten bunlar..misafirlere sunduğunuzun menüde ya da acil tatlı kirizlerinde(bu sürekli bir durumdur maalesef çoğu bayan için)yapılabilir bu çubuklar..
Malzemeler:
  • Miflöy yaprakları(5 adet)
  • ½ s.b şeker
  • hindiztan cevizi
Hazırlanışı:
  1. miflöy yapraklarını eşit aralıklarla şerit şeklinde kesin.
  2. bir tabağa şeker ve hindistan cevizini karıştırın.
  3. kestiğiniz şeriti bu karışıma önlü arkalı batırıp yağladığınız tepsiye dizin.
  4. çubukları istediğiniz şekilde şekillendirebilirsiniz.
  5. 180 derecede kızarana kadar pişirin.

mfl

                                                                             

19 Kasım 2010 Cuma

ETLİ LAHANA SARMASI

sarma
Selamün Aleyküm herkese..bir bayram telaşını da atlattık şükürler olsun...bayramdan iki gün önce maaile  yatak döşek hasta olunca bayramınızı kutlamaya gelemedim afola:(Rabbim cümlemize sevdiklerimizle nice bayramlar görmek nasip etsin inşallah..

Daha çok ev dışı mekanlarda bayramlaştık dostlarla..onun dışında havanın yaz sıcağında olmasını fırsat bilerek vurduk kendimizi doğaya..tatil planlarımda hastalık nedeniyle suya düştü..su nerde inek içti..inek nerde:))Allah yolunda kurban gitti....bunalım durumlarım geçti şükür..duydum ki genel olarak ahalide bu karamsarlık mevcutmuş..normal olduğuma şükrettim içim rahatladı depresyona girmemişim diye:)bu tatil de iyi geldi bir nevi..geçti gitti anlayacağınız..şükredecek o kadar çok şeyim varken bunalıma girmek gibi bir şımarıklığım olamaz nitekim!sağlıklı bir evlat,hamdolsun iyi bir eş ve kimseye muhtaç olmayacak şekilde yaşayabilmek şu yalan dünyada..ben şükretmeyim de kim şükretsin...güzel maileriniz için de ayrıca teşekkürler dostlar..iyi ki varsınız:)

Etli Lahana Sarması arşivimde bekeleyenlerden..fotoğraf makinem mefta oldu maalesef..işyerinden hediye gelecek yenisi kim bilir ne zaman:(gerçi bahene benimki..sanki güzel birşeyler yaptımda çekmesi kusur kaldı..zor bela midye tatlımı yaptım onun dışında yeni birşeyler yapamadım:)tembelliken değil çook hastaydım..geçtim tarifime...Selam ve dua ile..

Malzemeler:
  • 1 s.b pirinç
  • 1 adet domates
  • 2 y.k karışık salça
  • 1 adet soğan
  • 3 y.k tereyağ
  • 200gr orta yağlı kıyma
  • sarmalık orta boy lahana
  • sumak
  • baharatlar,tuz
Hazırlanışı:
  1. lahanalarımızı tepesini keserek yaprak yaprak ayıralım.
  2. tuzlu suda bir kaynar gelecek şekilde kaynatalım.
  3. pirinci yıkayıp soğanı küçük küçük doğrayalım.
  4. salçayı teryağında kavurup karışıma ilave edelim.
  5. domatesi küçük küçük doğrayalım.
  6. kıymasını ve baharatlarını da ilave edip güzelce karıştıralım.
  7. lahana yapraklarını ince olacak şekilde ayarlayıp iç harçtan koyup saralım.
  8. tencerimizin dibine sarılmayacak olan lahana parçalarından serip sardığımız sarmaları yerleştirelim.
  9. üzürine geçmeyecek şekilde 1 tatlı kaşığı tuz  ve sumak ilave ettiğimiz sıcak suyu dökelim.
  10. yaklaşık 30-40dk kısık ateşte pişirelim.

24 Ekim 2010 Pazar

DİNLENMEYE İHTİYACIM VAR...AMA NERDE?

Manzara-Resimleri58

Sebebini bilemediğim bir mutsuzluk var yüreğimde bugünlerde...neden böyleyim diye düşünüyorum ama nafile bulamıyorum cevabı..gelir geçer dedim..bu sefer bırakmadı yakamı bu can sıkıcı ruh hali..hani bazen insan hıçkıra hıçkıra ağlarda niye ağlıyorum diye sorduğunda bir neden bulamaz ya..tam ortasındayım işte bu garip durumun...inşallah mevsimseldir..çünkü mutsuzluk çok kötü bir hastalık ki benim hiç tarzım değil...şu satırları yazaken bile yüzüm asık..

Belkide dinlenmeye ihtiyacım var gerçekten...Kurban Bayramı iyi bir fırsat bunun için..ama doğru yeri bulmak mesele..hele de enerjim sıfırken..bu yüzden yardımınnzı istiyorum..mutlaka git bak havan değişecek diyebileceğiniz mutasıp mekanlar varsa lütfen yol göstericim olun..şimdiden teşekkürler..

25 Eylül 2010 Cumartesi

EZOGELİN ÇORBASI VE SON HAVADİSLER..

ÇORBA
Baştan uyarıyorum..bu post çook uzun olabilir..malum son postumdan bu yana verdiğim ara çook uzun:)kaybolup gittiğimi düşündünüz dimi...öyle de oldu aslında..birtürlü oturup yazamadım çok niyetlenmeme rağmen..çok özledim bloguma yazmayı ..yılda bir yazacak durumda olsam bile blog macerama nokta koymaya niyetim yok şimdilik..yani unutmayım bu blog dostunu..unutulduğunuzu da hiç sanmayın..
Yazamadığım dönemlere ait çok şey var anlatacağım ama bir çoğunu es geçeceğim maalesef..malum bu sene yaz tatilim yoktu işte ilk senem olması nedeniyle..Baba kızı Elazığa yolcu ettim 2 haftalığına..bana da alternatif bir tatil seçeneği oldu böylece..uzun zamandır bir araya gelemediğim arkadaşlarımla yatılı kız partileri yaptık..araba altımda çarşıları rahatça dolaştım..en önemlisi yemek telaşım olmadı..biz hanımlar için bence böyle olması da gayet güzel bir tatil:)sonrasında mübarek ramazan ayını bitirdik 4oderece sıcakta ...şükür Rabbime bu seneyide nasip etti bize..nasıl yaparım diye düşünürken imdadıma superwomen kayınvalidem yetişti şükür..işyerinde de açlık hiç dokunmadı iş yoğunluğunda..güzel geçti yani anlayacağınız ramazanım..bayramın 2.günü  Elazığa yolcu ettikten sonra onları Ankaradan ablam geldi kısa bir kaçamak yapıp..bir posta da onlarla gezdim ve tatil bitti nasıl geçtiğini anlamadan..
vee sonunda miniğim Şevvali sevdasına kavuşturduk..
kreşin ilk günü
Kreşe başladı güzel kızım..ne zaman okula başlayacağım?bugün cumartesimi pazar mı.?tatil ne zaman bitecek????? soruları sonlandı nihayet..o mutlu ben mutlu..sanırım herkes mutlu:)doğduğundan beri yakamızı bırakmayan genizetinden de bu perşembe itibariyle kurtulduk şükürler olsun..artık nefes alırken o kadar zorlanıyordu ki hiç tereddüt etmedim hastahaneye giderken..eşim soğukkanlılığıma şaştı kaldı ama gerçekçi düşünmek durumundaydım..doktorlarda başka alternatif sunmayınca niyeti bozmaktan başka çarem kalmadı..Rabbim kimseyi evladıyla imtihan etmesin..ederse de sabrını versin..ne zormuş onu doktorlara teslim etmek...yüreğimden birşeyler koptu gitti sedyeye yatırınca...şükür atlattık ve gayet iyi..Allah tüm hastalarımıza acil şifalar versin inşallah...
Şimdi ise evim temiz,Şevval uyuyor,yemeğim var,balkonum püfür püfür esiyor....yani bu postu yazmanın tam zamanı:)kayınvalidemin ramazan da sık sık yaptığı ezogelin çorbası acıkan miğdelerimize şifa oldu..alternatif ve gayet besleyici bir lezzet..insanın blogunun olması her açıdan iyi..zaman zaman unuttuğum tarifleri detaylarıyla kendi blogumdan bulmam iyi ki bu blogu açmışım dedirtti bana...ramzanda kurulan o güzelim sofralar telaştan karelenemedi maalesef..bu sene böyle oldu..inşallah seneye paylaşabilirim sizinle..bu tempoda yazarsam anca ramazanda yazarım gibi zaten:)şaka şaka..o kadar da değil artık:)tamam tamam sustum..ve geçtim tarife..Allaha emanet olunsun tüm bu yazıyı okuyanlar ve okumayanlar..
Malzemeler:
  • 3 y.k tereyağ
  • 2 adet soğan
  • 3adet sarımsak
  • 1 çay b.mercimek
  • 1/2 çay.b biraz fazla pirinç
  • 1/2 çay b.biraz fazla pilavlık bulgur
  • 1y.k domates salçası
  • 1y.k biber salçası
  • nane,reyhan,karabiber,kırmızı biber,tavuk bulyon
Hazırlanışı:
  1. yemeklik doğradımız soğanı 3 y.k tereyağında kavurun.
  2. 1y.k domates salçası,1 y.k biber salçasınıda soğanlara ekleyip kavurmaya devam edin.
  3. nane ve reyhanı da ekleyip karıştırdıktan sonra tencerenin yarısına gelecek kadar su ilave edin.(pişen karışım çok sulu olmayacağı için suyu göz kararı ayarlayın)
  4. mercimek,pirinç,bulgur karışımını suya ilave ettikten sonra 1 adet çiğ yemeklik doğranmış soğan ve 3 adet sarımsağıda ileve edin.
  5. düdüklünün kapağını kapatıp 15 dk kısık ateşte pişirin.
  6. pişen karışımı blendırla ezdikten sonra istediğiniz kıvamı elde edene kadar sıcak su ekleyin.
  7. baharat ve bulyonunu eklediğiniz çorbayı bir taşım daha ocakta kaynatın.
  8. çorbanız afiyetle yenmek için hazır...

19 Mayıs 2010 Çarşamba

İNCİRLİ PASTA

incirli talı
Bu kadar  ara verdikten sonra söze nerden başlasam diye düşündüm uzun uzun itiraf ediyorum..lafın başı geldi mi devamı kolay gelir nihayetinde...aslında hayatın her noktasında böyle sanırım..başlamak bitirmenin yarısıdır lafı boş olmasa gerek:)
sizden uzak kaldığım o kocaman zaman diliminde bir çok şeyde değişti hayatımda...bu kadar ara vermemin en baştaki nedeni iş yerindeki günden güne artan sorumluluğumun verdiği yoğunluk..gün boyu bilgisayarla haşır neşir olunca akşam elini bile sürmek istemiyor insan tuşlara..bir de internetimizin bağlantısı sınırsız tarifeye geçti diye sevinirken bilgisayardan kaynaklanan sorunla internetin yarım saatte kesilmesi yani sınırlı kullanıma geçmemizde birşeyler yazma isteğimi kırmadı değil:(malum bir tarif yayınlamak 1 saati buluyor bende..ben ne zaman otursam bilgisayar başına şevvalin istekleri sıralanıyor hiç bitmiyecekmişcesine..su..süt..pilav...çiş...boya yapalı mı nedersin?..bu fikir hoşuna gitti mi...vs..s...Allahım sizin bızdıkları bilmem ama bendeki bızdıkın çenesi ve eli uyku saatleri dışında hiç durmuyor..nerden buluyo o kadar lafı o enerjiyi bilmiyorum ama onu takip ederken kendimi bitap hale düşmüş buluyorum..sanırım bal ve pekmez takviyesini azaltmalıyım..ya da kendime takviye yapmalayım:)zamane çocukları pek fena..itiraf ediyorum ileride Allah ömür verirse işim çok zor bu bilmişle:)
kayınvalidemin gitmesiyle evin yükü üstüme kaldı yine ama uzun süre onun deepfrize attığı stoklarla geçindik:)ve şunu keşfettim çalışnca kesinlikle daha pratik oluyor insan..dar zamana çok şey sığdırıyorsun..ve düzenli olduğun için daha huzurlu hissediyorsun..evde olduğum zamanlarda aradaki farkı daha net anlıyorum ve çalıştığım için mutlu oluyorum..veeee en güzeli eşin senden herzaman mükemmel olmanı beklemiyor..ev hanımı olmanın en zor yanı herşeyi en güzel şekilde yapmanızı beklemeleri..sanki evdeysen herşeye zamanın varmışki gibi davranılıyor ama hiç de öyle olmuyor..yani çalışmanın en büyük artılarından biri emeğinin adı olması..yorulma hakkının olduğunun farkına varılması ve ona göre sizden beklentilerinin daha az olması:)
bir güzel gelişmede artık trafiğe çıkacak kadar şöför olmam:)
araba sürme işi tamamdır şükürler olsun..darısı tüm isteyenlere..
artık tarifime geçeyim yoksa bitmiyecek yazacaklarım..
tarifimi yüzünü bire bir görmek nasip olamayan, bir arkadaşım vesilesiyle tanıdğım çok uzaklarda yaşan Nadireceğime ithaf ediyorum:)o biliyo niye olduğunu..
Nadireciğim öneririm..şu günlerde sana lazım malum tatlılar:)
incirli tatlım tamamen uydurmasyon:)bir anada aklıma gelen ve beğendiğimiz pratik bir lezzet...deneyim bakalım beğenecek misiniz:)
malzemeler:
  • 7 adet taze incir
  • 1 paket petibör bisküvi
  • ceviz
kreması için:
  • 1 bardak süt
  • 1 paket kremşanti
hazırlanışı:
  1. incirleri bir tencerede incirlerin üstüne gelecek kadar su doldurup suyunu çekene kadar pişirin.
  2. pişen incirleri rondodan geçirip ezin.
  3. ezdiğiniz incirlerle bir pakete yakın bisküviyi karıştırın.en son iri çekilmiş cevizi de ekleyip sudan geçirdiğiniz borcam kaba dökün.
  4. kaşıkla bastırarak düzleştirin.dolaba soğumaya kaldırın.
  5. kremşantisini de hazırlayıp dolaba soğumaya kaldırın.
  6. yaklaşık 2 saat sonra kremşantisinide üstüne yayarak üzerini süsleyin.
Afiyet olsun....

6 Nisan 2010 Salı

KABAK YEMEĞİ

kabak
Son yazımda hastalığın geliyorum sinyalini verdiğini ve buna sebep verecek davranışlarda bulunduğumu yazmıştım.nitekim de öyle oldu.2 gün rapor alacak kadar hasta oldum ki 2 gün yetmedi hala da tam geçmedi.benden Şevvalime de geçince işler sarpa sardı.insan kendi hastalığını umursamıyor da  yavrusu perişan olunca dayanamıyor.
Aslında yapı olarak öyle herşeyi abartan bir karakter değilim.duygusallığım bence dozundadır.sonuçta hasta olmadan büyümesi bırakın büyümeyi yaşaması mümkün değil.şükür şimdi daha iyi mesela..atlattık sayılır.ama onu öyle hasta görmek canımızı sıkmadı değil.siz siz olun dikkat edin kendinize.sağlık gibisi yok.
Sağlığıma kavuştum işyerinde de isteğim düzeni oturtturdum..yani şu sıralar değmeyin keyfime:)
Kabak yemeği tabiki kayınvalidemin tarifi:)çok severek yaptığım tek kabak yemeği cinsi itiraf ediyorum ki:)yanında güzel bir yoğurtla gayet sağlıklı bir akşam yemeği bence...beğeniceğinize garanti veririm..kabaklarınızda eğer tam tadındaysa olmuştur bu yemek..afiyet olsun herkese..

malzemeler:
  • 1 kg kabak
  • 3 adet orta boy domates
  • 3 adet biber
  • 1 adet soğan
  • 1 y.k karışık salça
  • sıvıyağ
  • 1/2 ç.b pirinç
  • maydanoz
hazırlanışı:
  1. kabakları ve domatesi küp küp doğrayın.
  2. sıvıyağda yemeklik doğradığınız soğanları soteleyip salçasını ekleyip kavurun
  3. kabakları ekleyip soğanlı salçalı karışımla karıştırıp 1-2 dakika pişirin.
  4. domatesleri ve doğranmış biberleri ekleyip tuzunu ekleyip sararıncaya kadar pişirin.
  5. 2 s.b suyunu ekleyip pirincini dökün.maydanozları da ilave edip pirinçler pişene kadar pişirin.
  6. yoğurtla birlikte harika bir ikili oluyor..denemeniz dileğiyle..

28 Mart 2010 Pazar

PORTAKAL TATLISI

tatLII
Güzel geçen bir pazar gününden sonra  merhaba:)bu ifade çok tanıdık geldi ama nerden bilmem:))yeni bir haftaya hasta başlıyorum..ama buna da şükür diyorum tabiki..ah bu havalar insanı hasta eder cinsten bu günlerde..cumartesi günü öyle sıcaktıki yazın ortasında hissettim kendimi..akşama çıkan esintiyle terimiz kurudu bir güzel..dünün sıcaklığına güvenip yine bir piknik organizasyonu yapıldı tabi..yağmurlu gözüken havaya inat gerçekleştirildi de..denize nazır dağların başı dumanlı başladığımız piknik zaman zaman yağan yağmurla sekteye uğrasa da güzel geçti..ama sonrası nasıl olur bilemem çünkü yağmurun ıslattığı giysim öylece kurudu üzerimde:(kısacası hastalığın gelişimini kötüye götürecek dikkatsizlikler yaptım itiraf ediyorum..ama kayınvaldemin hazırladığı özel karışımlarla bir nebze iyi oldum gibi..(bir tanesi de şimdi hazırlanıyor tarifini verebilirim inşallah sonra)
Bir sürü tarif birikti elimde ama malumunuz zaman fakiriyim bu günlerde..portakal tatlısı gerçekten çok güzel oluyor.portakalın hamur işine kattığı o enfes tat ve yayılan koku iştah kabartıyor ..kalbura bastıya da benziyor lezzeti..kısacası denerseniz üzülmezsiniz bence:)bu arada verdiğim ölçüyü yarıya indirebilirsiniz kalabalık bir misafire yapmıyorsanız.sağolsun eli boldur da kayınvalideciğimin hiç bir zaman bir şeyi az yaptığına şahit olmadım:)eli bereketli maşallah..uçak biletleri de alındı zaten moralim bozuk..ben memnundum hayatımdan çok ama..napalım başa gelen çekilir dimi..az tembelmiyim ne:))
malzemeler:
  • 4 bardak s.b un
  • 1 adet yumurta
  • 1 s.b sıvıyağ(ben fındık yağı kullnadım)
  • 1 s.b portakal suyu
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 pk vanalin
şerbeti için:
  • 4,5 s.b şeker
  • 4,5 s.b su
  • yarım limon suyu
  • 2 portakal kabuğu rendesİ
hazırlanışı:
  1. ilk önce şerbeti hazırlayarak başlayın.şerbet kaynamaya başladıktan sonra 10 dk daha kaynatıp limonunu sıkıp ılınmaya bırakın.
  2. hamur için tüm malzemleri iyice karıştırp ele yapışmayacak kıvama getirin.
  3. hamuru elinizde açtıktan sonra isterseniz kevgire bastırarak isterseniz elinizle şekil vererek içine ceviz koyun.tepsiye dizin.
  4. 175 dr de iyice kızarana kadar pişirin.
  5. fırından çıkardıktan sonra soğumuş şerbetini dökün.
TuzBİBER Dergisinin son sayısı için tıklayınız.
 
Bu blog BloggerV.com üyesidir.

KEYF-İ MUTFAK Copyright © 2009 Cookiez is Designed by Ipietoon for Free Blogger Template